İlahi anlatım ile yazılan bir hikaye. Hikayenin ismi, merak uyandırıcı ve kapak seçimi oldukça iyi. Yani bir okurun gözünde, ‘beni oku!’ algısı yaratıyor. İçeriğe gelecek olursak, ön yargılarımız bizi yanıltmıyor. Bölüm isimleri bana tuhaf ve komik geldi, ne yani; sonbaharda ağaçlar neden sevişir ki? Hani kedilerin mart ayında yaptıkları gibi, onların da mı özel günleri var? İronik.
İlk bölümde yoğun bir betimleme karşılıyor bizi. Hatta öyle ki; neredeyse hiç diyalog yok. Haliyle sıkıcı bir durum. Halbuki, Fantastik bir hikaye olduğunu sanıyorduk, genç kız edebiyatı değil. Fantastik bir kurgu için fazla edebi. Boğuk betimlemelere nazaran, oldukça akıcı.
Noktalama işaretlerinde eksikler görüyorum. Gerektiği yerde virgül kullanılmamış. Yazım yanlışı ise yok denilecek kadar az, fakat ‘şu an*’ın bitişik yazılışı, hikayenin kalitesini bir anda düşürdü. En çok dikkatimi çeken ise, ‘Değil mi?’ yerine ‘dimi?’nin kullanılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum.
Sokak ağzını bu betimleme pastasına batırılan bir çöp gibi görüyorum.
Cümleler, fazla uzun. ‘Ve’ bağlacı çok kullanılmış. Bir cümlede dört tane virgül olması,-istisnalar haricinde- hem gözü yorar hemde okuyucu, cümleyi anlamakta güçlük çeker.
Karakterin ismini açıkcası saçma buldum,’Nulla’ telaffuzun biraz zor ve akılda kalıcı değil. ‘Nurella’nın kısaltılmışı gibi.
Tuhaf bir şey var ki, birinci bölümün sonunda sanki cümle yarıda kalmış. “Hırıltı ve yağmurun yakarış” burada neden yarıda kesildiği halen gizemini koruyor. Sanki son anda, yayım yapacakken şarjın bitiyordur da, “Aman, olduğu kadar olmadığı kader” deyip bölümü fırlatmış gibi. Uzun ve soluk kesen bir bölümün sonunda, bu son cümle, küfür gibi durmuş.
Hikayede yabancı terimler barınıyor. ‘Kobalt, Mortem, Salt v.b’ terimler hikayenin akıcılığını bozabilir. Kelimelerin anlamını bilmeyen bir okur, durup düşünmek için hikayeye ara verebilir, bu böyle devam ederse zamanla sıkıcı bir hal alır ve okumaya uzun bir ara vermek isteyebilir. Kelimelerin anlamlarını bölüm bitişine ‘*’ işareti ile açıklayabilirsin. Bu iki taraf için en iyisi olacak.
İkinci bölümde, diyaloglar ve iç sesler daha yoğun olduğu için, hikayeyi daha iyi anlıyoruz. Geçişler yerindeydi. Gizemli bir son ile, okuyucuyu diğer bölüme geçirmeye teşvik ediyor. Şahsen, birinci bölümü bir giriş olarak tanımlamak istiyorum. İkinci bölüm ise, birinci bölüm.
Söyleyeceklerim bunlar, hikaye güzel ve akıcılığa daha çok yer verirsek, daha güzel yerlere varacaktır. Başarılarının devamını diliyorum.
Kurgu: 10/ 5
Yazım: 10/ 5
Özgünlük: 10/ 5
Akıcılık: 10/ 2
Betimlemeler: 10/ 6
Eleştirmen Notu: 10/ 6
Hikayenin Linki; http://my.w.tt/UiNb/XhIm4LOFFD


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder